11:42İsrailli antropolog Halper: İsrail'in kaygısı esirler olsaydı anlaşmanın ikinci aşamasına geçerdi
İsrail, 18 Mart'ta ateşkes anlaşmasını bozarak Gazze Şeridi'ne yönelik şiddetli saldırılarını yeniden başlattı. Bu saldırılarla birlikte Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bin 21'e, yaralananların sayısı ise 113 bin 274'e yükseldi.
Saldırıların Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü'nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlaması dikkati çekti.
Ev Yıkımlarına Karşı İsrail Komitesi (ICAHD) Başkanı İsrailli Antropolog Jeff Halper, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılara yeniden başlamasını AA muhabirine değerlendirdi.
"NETANYAHU SADECE İKTİDARDA KALMAK İSTİYOR"
Saldırıların yeniden başlamasının Netanyahu ve koalisyon hükümetiyle ilişkili olduğunu kaydeden Halper, aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yahudi Gücü Partisi Lideri Itamar Ben-Gvir'in hükümetteki gücüne dikkati çekerek Netanyahu'nun bu iki siyasetçiyi hükümette tutabilmek ve iktidarda kalabilmek için tüm Gazze'yi yok etmeye hazır olduğunu söyledi.
Halper, tüm İsrail halkının Netanyahu'nun niyetinin ne olduğunu bildiğini ve özellikle Gazze'deki İsrailli esirlerin ailelerinin son derece tepkili olduğunu dile getirdi.
"O (Netanyahu) sadece iktidarda kalmak istiyor." diyen Halper, ABD Başkanı Donald Trump'ın "tüm esirler serbest bırakılmazsa cehennemin kapılarının Hamas'a açılacağını söylediğini" hatırlattı.
Halper, aslında Katar ve Mısır'ın arabulucu olduğu ve ikinci aşamasına geçildiğinde zaten tüm esirlerin serbest kalacağı bir anlaşma mevcutken gelen bu çıkışın işleri yolundan çıkardığı değerlendirmesinde bulundu.
"Netanyahu da bunun üzerine atladı." diyen Halper, bu açıklamadan sonra İsrail Başbakanı'nın imzaladığı anlaşmayı görmezden geldiğini ve tüm esirlerin serbest bırakılması bahanesiyle saldırıları yeniden başlattığını söyledi.
Halper, İsrail'in daha fazla askeri baskının esirlerin serbest kalmasını sağlayacağı tezinin doğru olmadığını, daha önce bunun İsrailli esirlerin ölümüne neden olduğunu ve yine aynı sonucun ortaya çıkacağını dile getirdi.
Netanyahu'nun esirleri gerçekten umursayıp umursamadığına ilişkin konuşan Halper şunları kaydetti:
"Onları, hiç umursamıyor. Umurunda olsa, tüm esirleri serbest bırakmak istese, anlaşmanın ikinci aşamasına geçilir ve esirler geri gelirdi. Ama savaşı bitirmek istemiyor. Çünkü savaşı bitirirse sağcı partilerin desteğini kaybedecek ve hükümet düşecek. Yani mesele şu: Esirleri mi kurtaracağız yoksa koalisyon hükümetini mi? Netanyahu için cevap çok açık; hükümeti kurtarmak. Kurtarmak için olduğunu söylese de, aslında esirleri ölüme mahkum ediyor."
"FİLİSTİNLİLER TAMAMEN SAVUNMASIZ KALDI"
Halper, şiddetli İsrail saldırılarına maruz kalan Filistinlilerin halini ise kimsenin umursamadığını "İsraillilerin umurunda değil. Netanyahu'nun da umurunda değil. Uluslararası toplum sessiz." sözleriyle ifade etti.
Tüm ülkelerin bir çıkarı olduğunu ve bu dönemde kimsenin ABD'yi karşısına almak istemediğini dile getiren Halper, bu yüzden saldırılara yeniden başlayan İsrail'e tepkinin ateşkes öncesinden bile cılız olduğunu söyledi.
Halper, bu nedenle Avrupa'daki en Filistin yanlısı ülkelerin dahi tepkilerinin cılız kaldığı bir dönemin yaşandığını kaydetti.
İsrail'in kendisine bir konfor alanı oluşturduğunu ve İsrail'e karşı çıkmanın çıkar sağlamadığını belirten Halper, "Filistinliler tamamen savunmasız kaldı." dedi.
"SİYONİZM'İN AMACI FİLİSTİN'İ BİR ARAP ÜLKESİNDEN BİR YAHUDİ ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜRMEKTİR"
Halper, soykırımın yerleşimci sömürgeciliğin yani Siyonizm'in bir parçası olduğunu ve İsrail'in bunu uyguladığını şu sözlerle aktardı:
"Siyonizm'in amacı, Filistin'i ele geçirmek, Filistin'i bir Arap ülkesinden bir Yahudi ülkesine dönüştürmektir. Bunu soykırım olmadan yapamazsınız. Çünkü Filistinliler, 'tamam, ülkemizi alın, başka bir yere gideriz' demeyeceklerdir."
Filistinlilerin buna direniş göstermesinin doğal olduğuna işaret eden Halper, İsrail'in soykırım yapmadan insanların topraklarından çıkaramayacağını söyledi.
Halper, soykırım, işgal ve sömürgeciliğe karşı ezilen insanların "silahlı mücadele" ile direnebileceğini ortaya koyan uluslararası yasaların varlığına dikkati çekerek "Ama bunların hiçbir anlamı yok, çünkü uygulama yok, hepsi siyasi. Her şey Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden geçiyor. Amerikalıların veto hakkı var. Yani İsrail'in yaptırım korkusu yok." ifadelerini kullandı.
Bu nedenle İsrail'in uluslararası tepkileri önemsemediğini vurgulayan Halper, "İsrail Gazze'de bir soykırım yapıyor ve şimdi soykırımı Batı Şeria'ya da ihraç ediyor." dedi.
Halper, dünya halklarının bu "soykırıma" karşı Filistinlilere verdiği desteğin hükümet politikasına dönüşmediğini, bunun sonunun ise Filistinlilerin görmezden gelindiği normalleşme olacağı yorumunda bulundu.
11:40İsrail'de 'terör' saldırısı
İsrail polisi tarafından yapılan açıklamada, Hayfa şehrindeki bir kavşakta “bir teröristin sivillere ateş açtığı ve olay yerinde bulunan polis güçleri tarafından derhal etkisiz hale getirildiği” açıklandı. Olay yerine giden ilk müdahale ekipleri, 70 yaşındaki bir adamın öldüğünü ve 20 yaşındaki bir kişinin de yaralandığını bildirdi.
09:45ABD'den Netanyahu'ya destek telefonu
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştü.
Görüşmede, İran kaynaklı tehditlere değinerek ABD yönetiminin Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeye yönelik kararlılığını ileten Rubio, ülkesinin İsrail'e verdiği desteği vurguladı.
Rubio ayrıca İsrail'in Gazze'de devam eden askeri operasyonlarını ve esirlerin serbest bırakılması çabalarını ele aldı.
09:30İsrail, Batı Şeria'da "görülmemiş ölçekte" zorla yerinden edilmelere neden oluyor
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Operasyon Direktörü Brice de la Vingne, işgal altındaki Batı Şeria'da, bu ölçekte zorla yerinden edilme ve kampların yıkılmasının onlarca yıldır görülmediğini belirterek, "İsrail güçleri kamplara erişimi engellediği, evleri ve altyapıyı tahrip ettiği için insanlar evlerine dönemiyor." ifadelerini kullandı.
MSF, İsrail'in işgal ve saldırıları altında bulunan Batı Şeria'daki duruma ilişkin bir rapor paylaştı.
Batı Şeria'nın kuzeyindeki 10 binlerce yerinden edilmiş kişinin uygun barınak, temel hizmetler ve sağlık hizmetlerine erişimden yoksun olduğu bildirilen raporda, Ocak 2025'te Gazze'de ateşkes ilan edilmesinin ardından İsrail'in, işgal altındaki Batı Şeria'da "Demir Duvar" adını verdiği saldırılar başlattığı kaydedildi.
Raporda, "(Saldırılar) Binlerce kişiyi zorla yerinden ederek, onları son derece tehlikeli bir durumda bıraktı. İsrail, Batı Şeria'daki Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini derhal durdurmalı. İnsani müdahale genişletilmeli ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalıdır." denildi.
İsrail ordusunun, Gazze'de çatışmaların başladığı Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da Filistinlilere karşı aşırı fiziksel şiddeti artırdığı vurgulanan raporda, Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre bu süreçte 187'si çocuk olmak üzere toplamda 930 Filistinlinin öldürüldüğü paylaşıldı.
Raporda, İsrail'in, sağlık çalışanları ve hastalar üzerindeki sistematik baskı uyguladığına işaret edilen raporda, sağlık hizmetlerine erişimin ciddi anlamda engellendiği bildirildi.
Batı Şeria'daki Filistinlilerin ruh sağlığı durumunun endişe verici olduğu kaydedilen raporda, birçok hastanın baskınlar ve zorla yerinden edilmeler nedeniyle stres, kaygı ve depresyon gibi sorunlar yaşadığı aktarıldı.
MSF'in acil ihtiyaçlara yanıt vermeye devam ettiğine işaret edilen raporda, yerinden edilmenin ölçeği ve yetersiz uluslararası müdahalenin ortasında tırmanan insani krizin büyük bir zorluk oluşturduğu ve Batı Şeria'daki ihtiyaçların daha da kötüleştiğinin altı çizildi.
"İNSANİ MÜDAHALENİN KAPSAMI GENİŞLETİLMELİ"
Raporda görüşlerine yer verilen Vingne, Batı Şeria'da bu ölçekte zorla yerinden edilme ve kampların yıkılmasının onlarca yıldır görülmediğini belirtti.
Vingne, "İsrail güçleri kamplara erişimi engellediği, evleri ve altyapıyı tahrip ettiği için insanlar evlerine dönemiyor. Kamplar harabe ve toz haline geldi. İsrail buna son vermeli ve insani müdahalenin kapsamı genişletilmeli." ifadelerini kullandı.
09:15Hamas, lider kadrosundan İsmail Berhum'un İsrail'in hava saldırısında öldüğünü duyurdu
Hamas, siyasi büro üyesi İsmail Berhum'un, İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde yer alan Nasır Hastanesi'ne düzenlediği hava saldırısında yaşamını yitirdiğini duyurdu.
Hamas'tan yapılan açıklamada, "Gazze Şeridi'nde hareketin siyasi büro üyesi olan İsmail Berhum'u şehit vermenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kendisi, Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde tedavi görmekteyken gerçekleştirilen korkakça bir suikast sonucu hayatını kaybetti." ifadelerine yer verildi.
Hamas, hastanenin bombalanmasını, Filistin halkına karşı işlenen "siyonist savaş suçlarında" tehlikeli bir tırmanış ve uluslararası kanun ve normların açık bir ihlali olarak nitelendirdi.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun Nasır Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi'nin cerrahi bölümünü hedef almıştı.
Nasır Hastanesi, Gazze'nin güneyindeki en büyük hastane olarak kabul ediliyor ve çok sayıda hasta ile yaralıyı barındırıyor.
İsrail ordusu 7 Ekim 2023'te Gazze'ye saldırılarını başlatmasından bu yana çok sayıda sağlık kuruluşunu hedef aldı. İsrail saldırılarında Gazze'de 34 hastane hizmet dışı kaldı.
09:00Netanyahu alarmda: 'Türkiye' için toplanacaklar
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, yetkililerle Suriye konulu güvenlik toplantısı gerçekleştireceği ve "Türkiye'nin artan etkisini görüşeceği" bildirildi.
Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu'nun Suriye'de Baas rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesiyle ülkede "Türkiye'nin artan etkisine" ilişkin güvenlik yetkilileriyle toplantı gerçekleştireceği kaydedildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde de Başbakan Netanyahu'nun "Suriye'deki yeni yönetim ile Türkiye arasındaki yakınlaşmayı endişeyle takip ettiği" aktarıldı.
Haberde, Netanyahu'nun bu akşamki Suriye konulu güvenlik toplantısında "Türkiye'nin Suriye'de artan hakimiyetini" ele alacağı belirtildi.
Öte yandan Walla haber sitesinde, Suriye yönetiminin ekonomik, askeri ve siyasi yardım alma karşılığında Humus iline bağlı Tedmur (Palmira) ilçesindeki bir askeri üssü Türk ordusuna devretmek için Ankara ile ileri düzeyde görüşmeler yaptığı öne sürüldü.
Haberde, Humus'un doğusunda görülebilecek bir "Türk askeri varlığının" İsrail'i ciddi ölçüde endişelendirdiği kaydedildi.
Daha önce yapılan güvenlik toplantılarında "Suriye'de Türkiye ile İsrail'in karşılaşmasının kaçınılmaz olduğu" değerlendirmesinin yapıldığı bildirildi.
Suriye'de 27 Kasım 2024'te şiddetlenen çatışmaların ardından 8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin çökmesiyle eş zamanlı, İsrail ordusunun Suriye'ye saldırıları arttı.
Rejim ordusundan kalan askeri altyapı ve imkanları imha etmeye devam eden İsrail ordusu, Suriye toprağı olan Golan Tepeleri'ndeki işgalini de genişletti.
08:45İsrail hastane bombaldı: 1 ölü
İsrail ordusu, Han Yunus'ta bulunan Nasser Hastanesi’ne saldırı düzenledi. Saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Saldırı sonrası hastane binasında yangın çıktı. Filistin Sağlık Bakanlığı, binada çok sayıda hasta ve yaralının bulunduğunu aktardı. İsrail, hastaneye düzenlenen saldırıyı doğruladı.
08:30Ürdün ve İran'dan kritik görüşme
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile bölgede tırmanan tehlikeli gerilimi ve son gelişmeleri ele aldı.
Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Safedi ve Erakçi telefonda görüştü.
Bakanlar, ikili ve bölgesel konuların yanı sıra Orta Doğu'da gerilimin tehlikeli şekilde tırmanması ve bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.
Ürdün Dışişleri Bakanı Safedi, gerilimin tehlikeli şekilde tırmanmasının bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik sonuçları konusunda uyardı.
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıları kınayan Safedi, İsrail'in saldırılarını durdurmak için bölgesel ve uluslararası çabaların birleştirilmesine dikkati çekti.
Safedi, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, İsrail'in Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğunda tamamlanan ateşkes ile esir takası anlaşmasına bağlı kalmasının önemini vurguladı.
Uluslararası topluma seslenen Safedi, İsrail'in Lübnan ile yapılan ateşkes anlaşmasına bağlı kalması için açık ve etkili tavır alınması çağrısında bulundu.
Safedi, İsrail'in Suriye'yi hedef alan saldırılarının durdurulması gerektiğine dikkati çekerek, İsrail'in Suriye ile 1974'te yaptığı anlaşmaya bağlı kalması gerektiğini belirtti.
08:15UNRWA: İsrail Gazze'ye uyguladığı ablukayla daha fazla çocuğu aç bırakıyor
Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, İsrail'in Gazze'ye insani yardım girişini engelleyerek daha fazla çocuğun aç uyumasına sebep olduğunu belirtti.
Lazzarini, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in sınır kapılarını kapatarak Gazze'ye yardım girişini durdurmasının üzerinden 3 hafta geçtiğine işaret etti.
Gazze'deki Filistinlilerin hayatta kalabilmek için İsrail üzerinden yapılan ithalata bağımlı olduğuna dikkati çeken Lazzarini, Gazzelilerin, savaşın ilk aşamasında dayatılandan daha uzun ve boğucu bir ablukayla karşı karşıya olduğunu, yiyecek, ilaç, su ve yakıta erişemediğini dile getirdi.
"Yardım girişi olmadan geçen her bir gün, daha fazla çocuğun aç uyuması, hastalıkların yayılması ve mahrumiyetin artması anlamına geliyor. Yiyeceksiz geçen her bir gün Gazze'yi ciddi bir açlık krizine sürüklüyor." ifadesini kullanan Lazzarini, İsrail'in Filistinlileri toplu bir şekilde cezalandırdığını kaydetti.
Lazzarini, ablukanın kaldırılması, tüm esirlerin serbest bırakılması ve insani yardım ve ticari malzemelerin kesintisiz bir şekilde Gazze'ye girmesi çağrısında bulundu.
08:00İsrail'in 'ilhak' kararına Filistin'den tepki
Filistin yönetimi, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan 13 yasa dışı yerleşimi bağımsız birimler olarak tanıma kararını kınadı.
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail güvenlik kabinesinde alınan "13 yasa dışı yerleşim birimini bağımsız birimler olarak tanıma" kararının Batı Şeria'nın ilhak edilmesi yolunda atılmış bir adım olduğu belirtildi.
Yerleşim birimlerinin genişletilmesinin, İsrail'in, Batı Şeria'da gerçekleştirdiği yıkım ve zorla göç politikasının bir uzantısı olduğu vurgulandı.
Dünya ülkelerinin, İsrail'in suçlarına ve saldırganlığına devam etmesi ve uluslararası kararlara uymaması konusundaki konumunu gözden geçirmeleri gerektiği kaydedildi.
ABD'NİN HİMAYESİNDE İŞLENEN BİR SÖMÜRGE SUÇU
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Futuh, yaptığı açıklamada, İsrail'in attığı bu adımın, ABD'nin himayesinde ve uluslararası toplumun sessizliğinde işlenen bir sömürge suçu olduğunu dile getirdi.
Futuh, bununla, Filistin topraklarında yeni bir sömürgeci gerçeklik dayatıldığını ve sistematik Yahudileştirme planında bir adım daha atılmış olduğunu kaydetti.
Futuh, İsrail'in Filistin davasını tasfiye etme niyetini ortaya koyan bu plana karşı uluslararası topluma, hiçbir değeri olmayan kınamalarla sınırlı kalmayıp İsrail'e yaptırım uygulama çağrısı yaptı.
FİLİSTİN COĞRAFYASINA MÜDAHALE
Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Komitesi Başkanı Mueyyed Şaban da alınan kararı "Filistin coğrafyasına müdahale" olarak tanımladı.
Şaban, söz konusu yerleşimlerin Ramallah, Beytüllahim, Selfit, Eriha, Nablus ve Tubas valiliklerindeki bölgeleri kapsadığını ve çoğunun yaklaşık 20 yıl önce yasa dışı olarak kurulduğunu belirtti.
Canlı Anlatım Özetiİsrailli antropolog Halper: İsrail'in kaygısı esirler olsaydı anlaşmanın ikinci aşamasına geçerdiİsrail'de 'terör' saldırısıABD'den Netanyahu'ya destek telefonuİsrail, Batı Şeria'da "görülmemiş ölçekte" zorla yerinden edilmelere neden oluyorHamas, lider kadrosundan İsmail Berhum'un İsrail'in hava saldırısında öldüğünü duyurduNetanyahu alarmda: 'Türkiye' için toplanacaklarİsrail hastane bombaldı: 1 ölüÜrdün ve İran'dan kritik görüşmeUNRWA: İsrail Gazze'ye uyguladığı ablukayla daha fazla çocuğu aç bırakıyorİsrail'in 'ilhak' kararına Filistin'den tepki
Yorumlar
Kalan Karakter: